Son Dakika Haberler

Odyolojik vaka örnekleri | Odyolojik vakalar

Odyolojik vaka örnekleri | Odyolojik vakalar
Okunma : Yorum Yap

Tek taraflı işitme kayıpları, sensörinöral, iletim tipi veya mikst tip olabilir. Nedenleri çok çeşitlidir. Bilinen sensörinöral nedenler şu şekilde sıralanabilir;

ODYOLOJİK VAKA ÖRNEKLERİ

Odyolojik vaka örnekleri genetik, labirent malformasyonları, enfeksiyonlar, ototoksisite, travma ve idiyopatik. Sensörinöral İşitme Kaybı (SNİK)’nda en yaygın lezyon bölgesi koklea’dır, özel

olarak da duyu epiteli ve tüy hücreleridir.Santral lezyonların sıklığı daha azdır.“Nöral” formdaki tek taraflı işitme kayıpları da pek çok nedenden kaynaklanabilir;

işitsel sinir lezyonları, santral sinir sistemi lezyonları, yaralanmalar ve tümörler.“Nöral” kaynaklı işitme kayıpları, iç tüy hücrelerinin bozukluklarıyla da sınırlı olabilir.

İletim tipi kayıplar; aural atrezi, kemikçik zinciri malformasyonları, dış kulak yolu ve orta kulak anomalilerinden kaynaklanabilir. Mikst tip kayıplar, iletim tipi ve sensörinöral tip kayıpların birlikte görüldüğü işitme kayıplarıdır.

kulak22

Tek taraflı konjenital işitme kayıplarının büyük bir bölümünün nedenleri hala bilinmezliğini korumaktadır. Günümüzde, genetik ve radyolojik gelişmeler ile bu alanda yapılan çalışmalar artış göstermiştir.

Ancak, hala konjenital tek taraflı işitme kayıplarındaki risk faktörlerine ilişkin çalışma sayısı son derece sınırlı sayıdadır. Konjenital tek taraflı işitme kayıplarının nedenlerinin ortaya çıkartılması,klinisyenlere, ailelere danışmanlık yapmada büyük kolaylıklar sağlayacaktır.

Ailelerde çocuklarının durumu ile ilgili bilgi sahibi olmanın rahatlığını yaşayacaklardır. Bu çalışma ile odyolojik, otolojik ve radyolojik veriler ile aileden alınan hikaye ışığında tek taraflı işitme kayıplarının tiplerine ve nedenlerine ilişkin literatüre katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

EMBRİYOLOJİ

Kulak gelişimine dair ilk belirti, yaklaşık 22 günlük embriyolarda,rhombensefalonun her iki yanındaki yüzey ektoderminin kalınlaşması olarak görülür.Otik plak adı verilen bu kalınlaşmalar, otik vezikülleri oluştururlar. Gelişimin ilerleyen evrelerinde otik vezikül, dorsal ve ventral olmak üzere iki kısma ayrılır.
Dorsal kısımdan, utrikül, semisirküler kanallar ve endolenfatik kanal gelişirken,ventral kısımdan, sakkül ve koklear kanal gelişir. Bu yapılar birlikte membranöz labirenti oluştururlar.

Gelişimin 36. gününde, ventral sakküler bölgede tübüler yapıda bir çıkıntı meydana gelir. Koklear kanal olarak adlandırılan bu çıkıntıdan, 8. haftanın bitiminde kendi etrafında 2.5 turluk dönüş yapan membranöz koklea gelişir  . Bu noktadan sonra koklear kanalın sakkülüs ile bağlantısı duktus reunens aracılığı ile devam eder. Koklear kanalın etrafını saran mezenkim hızla kıkırdağa dönüşür. Membranöz labirent genişlerken, kıkırdağımsı otik kapsülde, vakuoller görülür.

Bu kıkırdaksı kabuğun vakuolize olmasıyla, zar labienti koklear kanalın tepe noktasına doğru takip eden iki kanal meydana getirir. Bunlar skala timpani ve skala vestibüli olarak adlandırılan perilenfatik boşluklardır ve gelişirken aralarında bir mezenkim tabakası bırakırlar. Bu mezenkim tabakadan, ileride kokleanın eksenini oluşturacak ve spiral ganglionları taşıyacak olan modiolus gelişir. Skala timpani, yuvarlak pencereye bakmaktadır ve membranöz labirentten basillar membran ile ayrılır. Skala vestibüli,membranöz labirentten, Reissner’s membranı ile ayrılır.

KULAK ŞEKLİ VE YAPISI

Reissner’s membranı, membranöz labirent epitel hücreleri ile mezenkimal endotelyal hücrelerin aralarında incecik bir bazal membran bırakarak oluşturdukları yapıdır. Membranöz labirentin ortası, yassı epitel ile döşelidir ve skala media olarak adlandırılır. Tabanını korti organı oluşturur. Spiral ligament tarafındaki epitel birkaç katlıdır ve başka epitellerde görülmeyecek şekilde, epitel doku arasına damarlar girer. Bu nedenle bu epitele stria vascularis denir.

Endolenf, bu hücrelerden sağlanır. Başlangıçta koklear kanalın içini döşeyen epitel hücreler birbirinin aynı iken,gelişimin ilerleyen evrelerinde iç ve dış kısımlarda farklılaşarak iki sırt oluştururlar.İç sırt, limbus spirale’yi ve dış sırt, 1 sıra iç ve 3-4 sıra dış tüy hücrelerini oluşturur.Tüy hücreleri, işitme sisteminin duyu hücreleridir ve üstleri limbus spirale’de yer alan fibriler jelatinöz yapıdaki tektoriyal membran ile örtülüdür, aynı zamanda uçları bu yapı ile temas halindedir.

Tüy hücreleri ve tektoriyal membran, birlikte korti organı adı verilen yapıyı meydana getirirler.  Otuzaltıncı günde koklea oluşumunun başlamasıyla birlikte, pars utricula vestibülariste de değişimler başlar. Ellinci günde horizontal, anterior ve posterior semisirküler kanallar gelişimlerini tamamlar. Semisirküler kanallar beş ağızla utrikülüse açılırlar ve üç ağız şişkinlik kazanarak ampuller bir yapı meydana getirirler. Ampuller yapıdaki uçlara curus ampullare, düz yapıdaki uçlara curus nonampullare adı verilir.

YİRMİNCİ HAFTADAN SONRA KULAK GELİŞİMİ

Koklear kanalın oluşumuyla eş zamanlı komşu mezenkimde de benzer olaylar oluşur ve sonuç olarak endotel benzeri yassı hücrelerle döşeli, ortasında membranöz labirent bulunan, içi perilenfatik sıvı ile dolu kemik labirent ortaya çıkar. Membranöz labirent çeşitli bölgelerden fibröz dokularla asılmış durumdadır. Kemik labirentin orta kulak ile iç kulak arasında bağlantı sağlayan iki bölgesi vardır. Biri vestibülün orta kulağa bakan tarafındaki oval penceredir, diğeri ise yuvarlak penceredir. Her iki yapı da son derece incelmiş kemik dokudan meydana gelmektedir. Orta kulak yapılarından stapes kemikçiğinin tabanı oval pencereye dayanmaktadır.

İç kulak ergin büyüklüğüne ve şekline 20-22. haftalarda erişir  .Timpanik boşluk, 1. farengeal cepten köken alan endodermden gelişir. Bu cep lateral istikamette gelişir ve 1. farengeal yarığın tabanı ile temas eder. Bu cebin tubotimpanik çukur adı verilen distal parçası genişleyerek timpanik boşluğu,proksimal parçası ise daralarak östaki tüpünü oluşturur. Timpanik boşluk genişlerken, kemikçikleri, onların kıkırdaklarını, ligamentlerini ve korda timpani sinirini epitel doku ile sarar, kulak zarının orta kulağa bakan bölümünü oluşturur.

Altıncı ayın sonunda orta kulak kavitesinin dış duvarı ile dış kulak yolunun son bölümü temas kurar. Orta kulak kemikçiklerinde malleus ve inkus 1. farengeal, stapes ise 2.farengeal arkus kıkırdağından meydana gelir. Malleus, 1. farengeal arkusun kası olan trigeminal sinirin mandibular dalının tensor timpani kası tarafından inerve edilir. Stapes, 2. farengeal arkusun fasiyal sinirinin stapedius kası tarafından inerve edilir.Kemikçikler fetal yaşamın ilk yarısında belirmelerine rağmen 8. aya kadar etraflarını saran mezenkim içinde gömülü halde kalırlar. Bu yapı yok olduktan sonra çevrelerini saran endodermal epitel ile mezenter benzeri yapıyla orta kulak boşluğunun duvarlarına asılı halde kalırlar. Kemikçik destek bağları bu mezenter içerisinde oluşur.

KULAK KEPÇESİ

Geç fetal dönemde, timpanik boşluğun dorsale doğru genişlemesi temporal kemiğin petromastoid parçasında yerleşik, mastoid antrumu meydana getirir. Yenidoğanda mastoid hücreleri mevcut değildir. İki yaşından sonra mastoid hücreleri gelişerek, mastoid prosesi oluştururlar. Timpanik kavitenin mastoid boşluğuna doğru ilerlemesi ile bu bölgede yassı epitel ile döşeli hava kesecikleri oluşur (pnömatizasyon). Orta kulak, puberte boyunca büyümeye devam eder.

Dış kulak, I. farengeal yarığın dorsal parçasından ve 1. farengeal (mandibular) yay ve 2. farengeal (hyoid) yaydan gelişir. Üçüncü ayın sonunda dış kulak yolunun sonundaki hücreler çoğalarak, meatal tıkaç adı verilen epitel ile dolu bir tıkaç oluştururlar. Yedinci ayda bu tıkacın ortasındaki hücreler dejenere olur ve bu çözülen yapı kulak zarının oluşumuna katılır. Böylelikle dış kulak yolunun iç kısmındaki boşluk meydana gelir. Yenidoğanda oldukça kısa olan dış kulak yolu, 9. yılda boşluk meydana gelir. Yenidoğanda oldukça kısa olan dış kulak yolu, 9. yılda erişkin uzunluğuna ulaşır.Kulak zarı, 1. farengeal keseden, 1. farengeal yarığı ayıran, 1. farengeal membrandır.

Kulak zarı dış kulak yolunun son epitelinden, orta kulak boşluğunun epitelinden ve bu iki membran arasındaki mezenkimden meydana gelir. Bu mezenkim, gelişimin ilerleyen evrelerinde kollajen liflere dönüşür.Kırkıncı günde 1. ve 2. farengeal arkusların dorsal uçlarında, 1. farengeal yarığın kenarlarında 3’er adet mezenkimal kabartı (auricular hillocks) oluşur. Bu kabartılar ilerleyen dönemde birleşerek kulak kepçesini meydana getirirler.Ventralden dorsale doğru bakılacak olursa, 1. farengeal arkustan gelişen tepeciklere,tragus, heliks ve cyma concha; 2. farengeal arkustan gelişen tepeciklere, antitragus,antiheliks ve konka adı verilir. Lobül, son gelişen kulak parçasıdır.

1. farengeal arkustan köken alan parçalar, V. kranial sinirin (n. trigeminus) mandibular dalı tarafından inerve edilirken, 2. farengeal arkustan köken alan kısımlar servikal pleksus’un kutan dalları (özellikle küçük oksipital ve büyük aurikular sinirler) tarafından inerve edilirler.Kulak kepçesi başlangıçta boynun alt kısmında yer alırken, mandibulanın gelişmesi ile başın iki yanına doğru hareket ederek, göz hizasındaki yerini alır. Embriyolojik gelişim esnasında çeşitli problemler nedeni ile duraksamalar meydana gelmesi yapısal anormallikler ile sonuçlanabilir.

ODYOLOJİK VAKA ÖRNEKLERİ- ODYOLOJİK VAKALAR

Odyolojik vaka örnekleri VAKA 1

PANİT SÜMEYYE

    SÜMEYYE

SÜMEYYE PAİNT2

VAKA 2

HATİCE

33

3

VAKA 3

11

ASDASDASASFASSFASFASFASFASFASFAFAFAS

12

VAKA 4

14

155

15

 

 

 

 

 

 

error: Content is protected !!